7. Gün Torino ve İstanbula Dönüş..
İtalya'nın kuzey-batısında bulunan bir kentidir. Torino adı Keltcede "dağlar" anlamına gelen Tau sözcüğünden gelmektedir. İtalyanca'da Torino sözcüğü "küçük Boğa" olarak tercüme edilebildigi için, şehrin flamasında boğa resmi bulunur.
Ceku Balııımmm
17 Ekim 2012 Çarşamba
6.Gün İsviçre Lugano - Como Gölü - Milano
Tur rehberimiz bir güzellik yapıp Milano ya yakın sınırda ki İsviçre Lugano şehrine bir saatliğine de olsa bizi götürmüş bulundu.Bende doğduğum Ülke İsviçreye tam 12 sene sonra yeniden ayak basmış bulundum ve çoook mutlu oldum :))
İşte güzel Lugano şehri..
Como Gölü
İtalya'nın kuzeyinde bulunan balık dolu bir göldür. İtalyanın 3. büyük gölüdür. Matthew Bellamy, Madonna, George Clooney, Gianni Versace, Ronaldinho, Sylvester Stallone, Richard Branson ve Javier Zanetti gibi ünlü isimlerin göl kıyısında evi bulunmaktadır.
Milano
Tur rehberimiz bir güzellik yapıp Milano ya yakın sınırda ki İsviçre Lugano şehrine bir saatliğine de olsa bizi götürmüş bulundu.Bende doğduğum Ülke İsviçreye tam 12 sene sonra yeniden ayak basmış bulundum ve çoook mutlu oldum :))
İşte güzel Lugano şehri..
Como Gölü
İtalya'nın kuzeyinde bulunan balık dolu bir göldür. İtalyanın 3. büyük gölüdür. Matthew Bellamy, Madonna, George Clooney, Gianni Versace, Ronaldinho, Sylvester Stallone, Richard Branson ve Javier Zanetti gibi ünlü isimlerin göl kıyısında evi bulunmaktadır.
Milano
Milano İtalya'nin ve Avrupa'nın en gelişmiş ve en zengin şehirlerinden biridir. Otomotiv ve moda sektörü şehrin en önemli gelir kaynağıdır.
Şehrin merkezinde dünyanın en büyük Gotik tarzdaki katedrali olan Duomo di Milano, dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden biri olanGalleria Vittorio Emanuele II ve dünyanın en büyük tiyatro binalarından La Scala bulunur.
Milano'nun 15km kuzeyinde bulunan Monza şehri otomobil sporları pistine sahiptir. Ülkenin en büyük spor klüplerinden olan AC Milan ve Inter Milan bu şehrin takımlarıdır. Ayrıca Expo 2015'e de ev sahipliği yapacaktır.
5. Gün Venedik
Venedik kanalları nedeniyle dünyaca ünlüdür. Bir sığ Deniz kulağında yaklaşık 150 kanal tarafından şekillenmiş olup, 118 adet adadan oluşan bir takım adalar zinciri üzerinde kurulmuştur. Üzerinde şehirlerin kurulduğu bu adalar yaklaşık 400 köprü ile birbirine bağlanır. Eski merkezde kanallar yol görevi görür. Her bir şekillenmede ki ulaşım su üzerinde veya yürüyerek olur. 19' ncu yüzyılda bir geçici yaya yolu ana karayı Venedik'te ki demir yolu istasyonuna götürüyordu. Venedik Avrupa'nın en geniş araba girişinin yasak olduğu alana sahiptir. Ayrıca Venedik aşk şehri olarak da bilinir. Venedik' teki türlü aşk mekanları genç aşıkların buluşma noktasıdır.
San Marco meydanı, Venedik'in turistler ve güvercinler tarafindan en çok ziyaret edilen meydanı.
Gondol sefası olmadan olmaz :))
Venedik kanalları nedeniyle dünyaca ünlüdür. Bir sığ Deniz kulağında yaklaşık 150 kanal tarafından şekillenmiş olup, 118 adet adadan oluşan bir takım adalar zinciri üzerinde kurulmuştur. Üzerinde şehirlerin kurulduğu bu adalar yaklaşık 400 köprü ile birbirine bağlanır. Eski merkezde kanallar yol görevi görür. Her bir şekillenmede ki ulaşım su üzerinde veya yürüyerek olur. 19' ncu yüzyılda bir geçici yaya yolu ana karayı Venedik'te ki demir yolu istasyonuna götürüyordu. Venedik Avrupa'nın en geniş araba girişinin yasak olduğu alana sahiptir. Ayrıca Venedik aşk şehri olarak da bilinir. Venedik' teki türlü aşk mekanları genç aşıkların buluşma noktasıdır.
San Marco meydanı, Venedik'in turistler ve güvercinler tarafindan en çok ziyaret edilen meydanı.
Gondol sefası olmadan olmaz :))
4.Gün Pisa Kulesi ve Floransa ..
Ne denebilir ki Kule eğilmiş doğrultmaya çalışıyorum işte :)))
Floransa : Kentin merkezindeki en önemli meydan Piazza della Signoria'dır (Signoria Meydanı). Bu meydanın ortasında Neptün Çeşmesi bulunur. Neptün Havuzunun ortasında mermerden yapılmış deniz tanrısı Neptün'ün heykeli, mermer atlar ve etrafında deniz kızları ve erkek deniz tanrıları bulunur. 1565 yılında yapılmıştır. Ayrıca aynı meydanda Michelangelo'nun ünlü heykeli David'in bir kopyası bulunur (aslı Accademia müzesinde koruma halindedir). Bu meydan birçok diğer heykellerle çevrilmiş çok çekici bir meydandır.
Ne denebilir ki Kule eğilmiş doğrultmaya çalışıyorum işte :)))
Floransa : Kentin merkezindeki en önemli meydan Piazza della Signoria'dır (Signoria Meydanı). Bu meydanın ortasında Neptün Çeşmesi bulunur. Neptün Havuzunun ortasında mermerden yapılmış deniz tanrısı Neptün'ün heykeli, mermer atlar ve etrafında deniz kızları ve erkek deniz tanrıları bulunur. 1565 yılında yapılmıştır. Ayrıca aynı meydanda Michelangelo'nun ünlü heykeli David'in bir kopyası bulunur (aslı Accademia müzesinde koruma halindedir). Bu meydan birçok diğer heykellerle çevrilmiş çok çekici bir meydandır.
Kentin en önemli sanat müzesi Piazza della Signoria'nın yakınındaki Uffizi Galerisidir. Dünya çapında İtalyan Rönesansının en nadir örnekleri bu müzede bulunur. Bu müzeye çok yakın bir mesafede bulunan Arno nehrinin üzerindeki Ponte Vecchio (Eski Köprü) çok ilgi çekici bir köprüdür. Köprüler şehri Floransa'nın II. Dünya Savaşı'ndan zarar almadan tek çıkan köprüsüdür.
Kentin en önemli kilisesi yapımı 1436 yılında biten Santa Maria del Fiore'dir. Genellikle "Duomo" adıyla bilinen bu katedralin kubbesi çok büyük bir mimarlık harikası olarak bilinir ve Floransa resimlerinde her zaman ön planda görünen bir yapıdır. Duomo'nun bir parçası sanılan Campanile (çan kulesi) ve yine hemen yanındaki Battistero di San Giovanni (vaftizhane) de önemli yapılardır.
Ne mi yedik ? Makarna seven biri olarak elbette Kremalı ve mantarlı Makarna :))
Atılganlar İtalya da !!
Evet evet Bodrum-Antalya yerine yazın boğucu sıcağının ortasın da tam da Temmuz ile Ağustos arasın da bir zaman da İtalyayı gittik gördük..
İlk durağımız Napoli..Biraz varoş ve olayların bitmediği bir şehir Napoli..
Kalesi ve geniş meydanlarıyla,sahili bizim İzmir Kordon boyu'na benzeyen bir tarzda enteresan bir şehirdi..Sanırım bir daha gitmem :)
2. Durağımız aşk şehri Roma ..Turist kaynayan bir tane bile İtalyan göremediğim,satıcılarının Asyalı ve Bangladeşli olduğu bir memleket.Gece daha cıvıl cıvıl ve hoş gözüküyor bence..
İki gün boyunca resmen Romanın altını üstüne getirdik diyebilirim.Kaç kere Aşk çeşmesine gittik dilekler tuttuk.
Bangladeşli abiye artistik pozlar verdik ..
İki günümüz Collesium,İspanyol merdivenleri ,çarşı, pazar, market, metro, otel arasında mekik dokuyarak geçti.Metroyla her yere ulaşmak mümkün.Yürüme mesafesiyle bir duraktan diğer durağa ulaşabiliyorsunuz.
Günlük uygun biletler de bir kaç kere kullanımlık.
Market demişken; sıcak hava da sürekli yürüyerek bir yerleri keşfetmek isterken haliyle su içmek istiyorsunuz ve su dışarıda ki ufak satıcı ve büfeler de gerçekte çok pahalı.Ufacık bir suya 2-3€ istediklerini biliyorum.Marketlere giderek günlük su ihtiyacınızı görecek LT. suları daha uyguna alabilirsiniz.Aynı şey meşrubatlar için de geçerli.Biz sürekli büyük marketler bulup su meşrubat ve atıştırmalık şeyleri oralardan temin etmiştik.Makarna, pizza da bir yere kadar :)
He bir de unutmadan Roma da ki 2. günümüz de Doğum günümdü ve tam 30 Yaşına bastım :))))
Türk usulü bavullardan çıkan atıştırmalıklar ve marketten alınan güzel pastamla ,yanımda canım eşimle bir de Roma da 30 yaşına girmek Paha biçilemez sanırım...
Evet evet Bodrum-Antalya yerine yazın boğucu sıcağının ortasın da tam da Temmuz ile Ağustos arasın da bir zaman da İtalyayı gittik gördük..
İlk durağımız Napoli..Biraz varoş ve olayların bitmediği bir şehir Napoli..
Kalesi ve geniş meydanlarıyla,sahili bizim İzmir Kordon boyu'na benzeyen bir tarzda enteresan bir şehirdi..Sanırım bir daha gitmem :)
2. Durağımız aşk şehri Roma ..Turist kaynayan bir tane bile İtalyan göremediğim,satıcılarının Asyalı ve Bangladeşli olduğu bir memleket.Gece daha cıvıl cıvıl ve hoş gözüküyor bence..
İki gün boyunca resmen Romanın altını üstüne getirdik diyebilirim.Kaç kere Aşk çeşmesine gittik dilekler tuttuk.
Bangladeşli abiye artistik pozlar verdik ..
Gerçekten pizza ve makarnaları muhteşem.İlk defa risotto denedim.Mantarlıydı benimki ve çok güzeldi.Eşim Tamer Lasagna yemeyi tercih etmişti..
Günlük uygun biletler de bir kaç kere kullanımlık.
Market demişken; sıcak hava da sürekli yürüyerek bir yerleri keşfetmek isterken haliyle su içmek istiyorsunuz ve su dışarıda ki ufak satıcı ve büfeler de gerçekte çok pahalı.Ufacık bir suya 2-3€ istediklerini biliyorum.Marketlere giderek günlük su ihtiyacınızı görecek LT. suları daha uyguna alabilirsiniz.Aynı şey meşrubatlar için de geçerli.Biz sürekli büyük marketler bulup su meşrubat ve atıştırmalık şeyleri oralardan temin etmiştik.Makarna, pizza da bir yere kadar :)
He bir de unutmadan Roma da ki 2. günümüz de Doğum günümdü ve tam 30 Yaşına bastım :))))
Türk usulü bavullardan çıkan atıştırmalıklar ve marketten alınan güzel pastamla ,yanımda canım eşimle bir de Roma da 30 yaşına girmek Paha biçilemez sanırım...
Uzun bir aradan sonra yeniden Merhaba ey İnsanlık ! :))
Evet hala evdeyim ve hala iş bulamadım..Bu uzun ayrılık arasın da 3 tatil, bir bayram ve bol düğün ile sevgili dostlarımın özel günlerini paylaştım .Biraz bunlardan ve gelecek planlarımdan bahsedeyim :))
Özlem ile Tamer Çeşme yolların da..
Haziran ayında eşimle 3 günlük İzmir tatiline gittik.Alaçatı da kaldığımız 3 gece boyunca Çeşme-Ilıca arasın da mekik dokuduk diyebilirim.Alaçatı gerçekten çok samimi ,ufak ve şirin bir köy.Restaurantlar bir o kadar şık olmakla birlikte bazıları bayağa tuzluydu :) Alaçatı meydanın da ki yerel restaurantlar da yemek yemeyi tercih ettik.Ege lezzetlerinden oluşan mezeler tadılmaya değerdi.
2.Akşamımızı Çeşme Limanın da yine bir balık lokantasın da karşılıklı rakı-balık yiyerek taçlandırdık :))
Çeşme Limanı gerçekten çok güzel yapılandırılmış ve sıra sıra harika mekanlar vardı.Bir ertesi akşam Babylon da MFÖ konseri vardı gidebilmek isterdim ama zaman kısıtlıydı maalesef..
Size bir çeşme hatırası :))
Bu da Ilıca plajın dan güzel bir kare :))
Ve üç günlük tatil biter Atılganlar İstanbul'a dönüş yapar..
Evet hala evdeyim ve hala iş bulamadım..Bu uzun ayrılık arasın da 3 tatil, bir bayram ve bol düğün ile sevgili dostlarımın özel günlerini paylaştım .Biraz bunlardan ve gelecek planlarımdan bahsedeyim :))
Özlem ile Tamer Çeşme yolların da..
Haziran ayında eşimle 3 günlük İzmir tatiline gittik.Alaçatı da kaldığımız 3 gece boyunca Çeşme-Ilıca arasın da mekik dokuduk diyebilirim.Alaçatı gerçekten çok samimi ,ufak ve şirin bir köy.Restaurantlar bir o kadar şık olmakla birlikte bazıları bayağa tuzluydu :) Alaçatı meydanın da ki yerel restaurantlar da yemek yemeyi tercih ettik.Ege lezzetlerinden oluşan mezeler tadılmaya değerdi.
2.Akşamımızı Çeşme Limanın da yine bir balık lokantasın da karşılıklı rakı-balık yiyerek taçlandırdık :))
Çeşme Limanı gerçekten çok güzel yapılandırılmış ve sıra sıra harika mekanlar vardı.Bir ertesi akşam Babylon da MFÖ konseri vardı gidebilmek isterdim ama zaman kısıtlıydı maalesef..
Size bir çeşme hatırası :))
Bu da Ilıca plajın dan güzel bir kare :))
Ve üç günlük tatil biter Atılganlar İstanbul'a dönüş yapar..
9 Mayıs 2012 Çarşamba
Selam Gençler ve genç kalanlar..
Kısa bir aradan sonra yeni haberlerimle sizlerleyim :)
Öncelikle bahar'ı işsizliğim le açtım..Şimdilik, yani yeni bir iş bulana kadar evdeyim.Sonrasın da bir ev kazası ile ağrılarla başım dertte. Allah'tan çok kötü bir şey yok ama Twitter da bahsettiğim gibi ; " ayağı halıya takılıp uçarak kaburgasının üstüne sehpaya düşen bir insan evladı varsa o da benim ! " Zedelenme var ara sıra ağrılarla yatarak ve dinlenerek gün geçirmeye çalışıyorum.Hem işsizliğim ,arkadaşlarım (canlarım) dan ayrılmam,uzun soluklu çalışma hayatı sonrası yeniden evde zaman geçirmeye çalışmak bir yandan yeni evime alışmak öyle zor ki..Kendimi acayip yalnız hissediyorum.Saatler geçmek bilmiyor sanki eşimi beklerken.Eve gelse de yemek yesek,bir şeyler konuşsak diye resmen debeleniyorum.Ha bu arada daha 1 haftadır evdeyim..Kafam karışık ,üzgünüm ama belli etmemeye çalışıyorum.Nereye kadar böyle sürer onu da bilemiyorum.
Her şeyin hayırlısı diyeyim..
Hepinize güzel hafta ortaları :)
Kısa bir aradan sonra yeni haberlerimle sizlerleyim :)
Öncelikle bahar'ı işsizliğim le açtım..Şimdilik, yani yeni bir iş bulana kadar evdeyim.Sonrasın da bir ev kazası ile ağrılarla başım dertte. Allah'tan çok kötü bir şey yok ama Twitter da bahsettiğim gibi ; " ayağı halıya takılıp uçarak kaburgasının üstüne sehpaya düşen bir insan evladı varsa o da benim ! " Zedelenme var ara sıra ağrılarla yatarak ve dinlenerek gün geçirmeye çalışıyorum.Hem işsizliğim ,arkadaşlarım (canlarım) dan ayrılmam,uzun soluklu çalışma hayatı sonrası yeniden evde zaman geçirmeye çalışmak bir yandan yeni evime alışmak öyle zor ki..Kendimi acayip yalnız hissediyorum.Saatler geçmek bilmiyor sanki eşimi beklerken.Eve gelse de yemek yesek,bir şeyler konuşsak diye resmen debeleniyorum.Ha bu arada daha 1 haftadır evdeyim..Kafam karışık ,üzgünüm ama belli etmemeye çalışıyorum.Nereye kadar böyle sürer onu da bilemiyorum.
Her şeyin hayırlısı diyeyim..
Hepinize güzel hafta ortaları :)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





